Bir nisan akşamı,
Çınar ağacı,yağmur,
Sarmaş dolaş sen ve ben...
Bütün doğa izliyor,seni ve beni...
Bir taraftan şimşekler çakmakta,
Öte yandan,gök gürlemekte...
Yağmur damlacıkları,gözyaşı misali,
Akmakta pencereden...
Bir yandan,şömine yanmakta yavaş yavaş,
Isıtmakta seni ve beni...
Yollar yağmurun ıslaklığında,
Aydınlanıyor şimşeklerle beraber...
Sarmaş dolaş olmuşuz sen ve ben...
Sevgimizi yaşıyoruz yavaş yavaş...
Geleceğe ümitle bakıyor,
Bin rıza gösteriyoruz gönlümüzdeki ufka...
O ufukta bir gemi görünür derken,
Meçhulün rotasına takılmış...
Sanki bir haber verecek senden ve benden...
Aşkımız birleşiyor gökteki,
Samanyolu’nun derinliğinde...
Hissediyor musun sevgilim sende benim gibi?
Samanyolu’nun deminde olduğumuzu...
Ve görüyor musun bizi kollarına sarmış?
Artık yağmur diniyor yavaş yavaş...
Şafak açıyor aydınlanıyor tan yeli...
Gönüldeki gemi kaybolur gözlerden,
Yerine usulca bir sandal gelir...
Sürükler gönülden esen rüzgar sandalı,
Ve bir yıldız kayar bir Nisan Akşamı...
|