Sonsuzluğun çukurunda, can çekişmedeyim,
Çukurunda göründü, şekl-i şemail-i an...
Zamanla aynı kulvarda, bir sevişmedeyim,
Kararır her yer, kulvarından çıktıgı zaman...
Daralır tüm ne varsa, dünyadaki her şekil,
Göremez yaşamayan, tılsımlı görüntüyü...
Hiç kimse hiçi kimseye, olamaz o an vekil,
Yanında ağır kalır, ki uçan bir kuş tüyü...
Zaman hep hızlı işler, ipince yörüngede,
Finişe vardığında, birden çıkar raksından...
Yok onun bitkin hali sürünen sürüngende,
Süründükçe sürünür, iz bırakmaz ardından....
Ey insan ve farzet ki, bir an o ana geldik,
Ne halt edeceğini, düşün biraz kendin de...
Zaman dikilen giysi, sen vurulan bir çeltik,
Unutma olduğunu, malzemesin mendilde...
|